Ankara sonrası Suriye: Vietnam 2.0

Suriye’nin geleceği tartışılırken sahaya Fransa ve İngiltere gibi yeni oyuncular iniyor.

ABD mı yalnız kaldı yoksa AB ülkeleri mi Suriye’ye daha çok dahil olmaya çalışıyor gelecekte belli olacak. Şimdilik görünen ise Suriye’de Astana üçlüsü her gün daha çok etkili olmaya devam ediyor. Ankara’da yapılan üçlü zirvesi Türkiye-İran-Rusya üçlüsünün bölgede karar veren asıl unsurların olduğunu göstermekte. BATI’yı temsilen kendi çıkarlarını savunan ABD’nın başkanı da ben buradan çekilirim deyince AB den Fransa ve İngiltere hamlesi yapıldı. Bu hamle Afrin’de dayak yiyen müttefiklerine moral verme çabası olduğu de söylenebilir. Fakat bu hamleler üçlüden İran ve Rusya’ya karşı da olmasına rağmen daha çok Türkiye’ye karşı yapılmakta. Türkiye’nin BEKA meselesini zorlayan BATI ülkeleri bu tarz davranışlarla Türkiye’yi Neo-Doğu bloka itmekte. Bu durumda Türkiye’nin Suriye’de gelecekte yaşanacak gelişmeleri çok iyi okuması lazım. Daha önce BATI tarafından tutulmayan sözler yüzünden sahaya inerek müdahale etmek zorunda kalan Türkiye için gelişmeleri iyi analiz etmek çok önemli.

Peki Ankara’da konuşulmayan ne olabilir?

Resmi temaslar için yapılan zirvelerde genel olarak devletlerin resmi adımları konuşulur. Askeri, siyasi ve insani adımlar değerlendirilir ve bu konularda anlaşılır. Fakat Suriye sahasında var olan bütün oyuncuların gayri resmi unsurları kullandığını izlemekteyiz. Özellikle paramilitary oluşumlar saha da çok kullanılan enstrüman.

Rusya ve İran Esed’in davetiyle Suriye’de bulunduğu için meşru olarak varız demekte. Türkiye uluslararası kurallara göre ve dahilinde bulunuyor ve Rusya-İran ikilisi ile yaptığı mutabakat dahilinde Suriye’de. Yani meşru olarak bulunuyor Esed rejimi ne kadar aksini iddia etse de. ABD ve koalisyon da DAEŞ’e karşı müdahale ettiğini iddia ederek meşruyuz mesajını vermekteydi. Fakat hem Rusya, hem ABD liderler ağzıyla DAEŞ’i bitirdiklerini duyurunca ABD Suriye’de meşru olmaktan çıktı. Gerçi DAEŞ hala bitmedi erken ilan ettik deyip de kalacağım mesajı veren ABD an itibarı ile inandırıcı değil. ABD’nın Suriye’deki varlığı da meşru değil. ABD meşrutiyeti  çok önemsemiyor olabilir ama Rusya için ABD’nın burada meşru olmaması çok önemli. Çünkü ABD’yı baskıyla çıkaramazsa Suriye’den ABD’nın var oluşunu saha da zorlaştırabilir.

Ankara zirvesinde bir NATO ülkesi ve ABD’nın hedef olarak belirlediği iki ülke liderleri Suriye’de ABD’ye karşı yürütülecek Suriye savaşı konuşulmamış olabilir. Ankara’da üç lider kendi ülkelerin çıkarları dahilinde anlaşmaya varmış veya varmamış olabilir fakat ABD’ye karşı saha da kurulacak yeni ittifak söz konusu olmamıştır. Üç lider saha da var olan durumu değerlendirmiş ve üç ülkenin gelecekte saha da sıcak çatışmaya girmemesi için gereken tedbirler üzere anlaşmıştır. Bundan sonra siyasi ve insani konularda yapılacak iş birliği hakkında anlaştıklarını zirve sonrası duyurmuştu.

Konuşulanı belli de konuşulmayanı analiz etmek önemli. ABD ve Rusya arasında Suriye’de bugüne kadar açık veya dolaylı çatışma yaşanmamıştı. İki ülke de DAEŞ’i bitirmek amaç edindiğini beyan ettiği için çatışmama enstrümanları de geliştirmişti. Fakat 2018 yılın başında ABD Rus ve İran yanlısı milislerini Deyr-Zor’da ilk defa vurdu. Vurduktan sonra da duyurdu. Böylece Rusya ve ABD arasında Suriye savaşı başlamış oldu. Rusya ABD’nın Deyr-Zor çıkışına karşılık vermedi hatta ABD vurmadan Rusya’yı uyarmış ve Ruslar bölgede askeri birliklerin olmadığını ABD’li yetkililere iletmiş. Rusya resmen kendi paramilitary birliklerini kurban etmiş. Etmenin sebebi ise Ruslar tarafından ABD’nın tepkisini ölçmek amaçlı yapılmış bir çatışma olması. Rus paramilitary güçlerin de dahil olduğu bir grup SDG’ye saldırmıştı ve ABD bu grubu bombalamıştı. Sonuçta burada karşılıklı bilgilendirme devrede ve kullanılmıştı. Esed’i ABD vururken de Ruslara önceden bilgi verilmişti. İşte bu bilgilendirme dönemi ve çatışmasızlık enstrümanların devre dışı kalacağı daha doğrusu ABD’ye karşı isyan dönemin başındayız. Ruslar İdlib’den Hmeymim üssüne yapılan saldırıların arkasında batılı devletlerin olduğunu söylemişti zamanında. Rusya ve İran bu yaz ABD’ye ve BATI koalisyona karşı isyan stratejisini başlatacak. Bu strateji Ankara’ya sunulmadı fakat gelecekte Suriye’de yaşanacak ve ABD için Vietnam 2.0 olacak stratejinin saha da uygulamasını yakın tarihte izleme imkanımız olacak.

ABD gibi istihbaratı güçlü bir devletin İran-Rusya ikilisinin kendine karşı uygulayacağı bu paramilitary savaş stratejisinden habersiz olması mümkün olmadığı gibi karşı stratejisini de hazırlamıştır. ABD ve BATI Skripal krizi başta olarak Rusya’yı ötekileştirme operasyonları başarıyla yürütmekte. Bu krizler tek bir amaçlı olmadığı gibi uzun vadeli çok amaçlı olduğu da belli oluyor. ABD Rusya ve İran’a karşı Esed’i hedefe alacaktır.

Suriye çok gruplu ve kaos ortamından artık yavaş yavaş ittifakların savaşına ilerlediğini gözlemlemek mümkün. Bu ittifak savaşları hem saha da hem masada devam edeceğini tahmin etmek de zor değil.


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s